Kayıtlar

10 Şubat Osmanlı Türkçesi Günü

Resim
10 Şubat Osmanlı Türkçesi Günü Bugün günlerden 10 şubat Osmanlıca günü (Osmanlı Türkçesi günü). Osmanlıca'ya sadece Osmanlı mirası, bir kültür hizmeti olarak bakmıyor; ayrıca bizleri İslam ve Kur'an'la bağlayan kuvvetli bir unsur olduğuna da inanıyor ve bu vechle Osmanlı lisanına hizmet etmeyi ulvi bir vazife addediyoruz. Baki selam ve dua ile

Bir Define Macerası

Resim
Bir Define Macerası adlı dersimizi izlemek için tıklayın

1. Dünya Savaşı Çocukları ve Günümüz

Resim
1. Dünya Savaşı'nda çocuklar… Eski tabirle cihan harbi… Bediuzzaman hazretlerinin, cihan harbini gören çocuk dahi olsa ihtiyardır, mealindeki sözü, o savaşın şiddetini müthiş surette ders veriyor bize. Bu resimde de bunu görüyoruz; 4-5 yaşındaki çocukların yüzünde yüzyıllık bir elem, tarifi muhal bir endişe ve belki yetim kalmışlığın resim kadrajına sadece bu kadar sıkıştırılabilmiş hüznü… Ya yüzlerine aksettiremedikleri, gözlerinin derinliklerinde haps edip bir kez olsun dahi dile getiremedikleri acılar, acılar, acılar… Unutmayın… Suriyeli küçük kardeşlerimizin bunlardan ne fazla ne eksik tarafı yok. Kalbinde merhametin zerresi ve vicdanın esamesi olan insan elbette bunu görür. Türkiye'de Suriyeli istemiyorum diyenler evvela insanlıktan istifa etmeli. Zafer Şık

Beyoğlu, Cadde-i Kebir (بك اوغلی، جادۀ كبیر)

Resim
Beyoğlu, Cadde-i Kebir (بك اوغلی، جادۀ كبیر) Cadde-i Kebir, İstiklal Caddesi'nin eski(meyen) adı. Beyoğlu'na eskiden Pera derlermiş. Fransızlar ise Cadde-i Kebir'e Grand Rue de Pera derlermiş. Cadde-i Kebir'de en az 8-10 tane tarihi han var. Han da ne diyenlere söyleyeyim; bir çok manası olmakla beraber burada pasaj, kapalı çarşı anlamında. Pasaj kelimesi Fransızca ve passage'den geliyor. Beyoğlu'nun en bilinen pasajlarından biri Cité de Péra (Site dö Pera- سیتە دو پرا). Site de Pera'nın bugünkü adı ise Çiçek Pasajı. Zafer Şık

Kulağını Kiyiz Kursağını Deniz Yap

Resim
Güney ve Kuzey Türklerinde yaygın olan ama Anadolu'da unuttuğumuz hatta Google gibi arana motorlarında dahi bulamadığımız bir atasözü… "Kulağını kiyiz, kursağını deniz yap." Yani kulağını gayrın, el alemin, düşmanların sözlerini keçeden imal edilen kiyiz kilimi gibi yap, işitme! Karnını da deniz gibi geniş tut. Yani o tür sözleri işitsen de umursamaz ol. Zafer Şık

Barın Başı Sağlık

Resim
Bar, Farsça bir kelime ve ondan ziyade manası bulunmaktadır. Buradaki anlamını ise lügatlerde bulana aşk olsun! Bar burada 'herkes, her şey' demektir. Yani günümüz klişesi zannettiğimiz 'her şeyin başı sağlık' ifadesi, barın başı sağlık atasözümüze dayanmaktadır. Evet, 'barın başı sağlık' ifade şekli unutulmuş ve öyle ki arama motorlarında dahi bulamıyoruz maalesef. Evet, mevsim kış. Havalar buz gibi. Dikkat edin. Nasıl olsa barın başı sağlık. E mi? 😊 Zafer Şık

Keşiş Dağı / Uludağ

Resim
Malum, mevsim kış. Ülkemizde kış mevsiminin gözdesi ise Uludağ. Uludağ'ın Osmanlı dönemindeki adı ise Keşiş Dağı'dır. Yine bir Bursalı olan Doktor Osman Şevki Bey'in teklifi üzerine Uludağ adını aldığı bilinmektedir. Osman Şevki, Soyadı Kanunu'ndan sonra Uludağ soyadını almıştır. Keşiş Dağı, Uludağ olmadan evvelki adı da Olimpos imiş. Uludağ'a Keşiş Dağı denilmesinin sebebi bu dağın eteklerinde onlarca kilisenin bulunması ve hristiyanların buraya dini bir anlam yüklemesidir. Evli Çelebi, Seyahatname'sinde bu dağa Cebel-i Ruhban yani Ruhban Dağı demiştir. Keşişleme rüzgarının adını buradan aldığı bilinen bir başka konudur. Zafer Şık

Deneme

Resim

Memurların Padişaha Bağlılık Yemini Etmesi

Resim
Osmanlı'da padişahların 'kılıç alayı' merasimi ve bazı hususi atamalar haricindeki yeminleri saymazsak, ilmiye sınıfı, asker ve mülkiye erkanına genel anlamda yemin ettirme uygulamasını ilk icra eden padişah, Sultan Abdülhamid Han hazretleridir. Yemin etmiş kişiye muhlif, bu yeminin icra törenine tahlîf denirdi. Tabii bu uygulamaya fetva ile başlanmış olub fetva metni de şöyledir; Bu mesele beyanında, e’imme-i Hanefiyye’den cevâb ne vechile-dir ki, İmâmü’l-Müslimîn hâfız-ı kavâ’id ve ahkâm-ı din veffakahâ’llâhu Ta’alâ dâima bi-icrâi'ş-şerîâti’l-garrai’l-metîn hazretlerinin sunûf-ı ilmiye ve askeriye ve mülkiyeden bi’l-cümle me’mûrîn-i saltanat-ı seniyeyi kable’s-subûti’t-töhme siyâseten tahlîf etmeleri meşrû olur mu, beyân buyrula. El-cevâb: Allâhu Ta’alâ-i a’lem olur. Ketebehü’l-fakîr Üryânizâde Ahmed Es’ad ufiye anhumâ (BOA, Y.EE, nr. 78/69, 25 N. 1306/25 Mayıs 1889) Sultan Abdülhamid'in tensibiyle şöyle yemin edilmekteydi; "Memuriyetimin usûl u fü...

Osmanlı Türkçesi Günü

Resim
Türk milleti olarak bin seneden ziyade Kur'an harfleriyle okuyup yazıyoruz. Her ne kadar adı Türkçe dahi olsa, altı asır boyunca üç kıtada hüküm süren Osmanlı Devleti ile özdeşleştiği için buna Osmanlıca veya Osmanlı Türkçesi demekte beis olmasa gerek. Kaldı ki önemli olan bir şey söylenildiğinde anlaşılmasıdır ki; hem Osmanlıca hem de Osmanlı Türkçesi denildiğinde zihinlerde aynı nokta belirmektedir. Miladi 9. asırdan bu yana Türklerin, Kur'an alfabesini benimsediği ve eserler ortaya koyduğu bilinmektedir. Osmanlı Türkçesi üzerine ölü toprağı serpilmeye ve Türk milletini İslamla bağlayan en önemli köprü olması hasebiyle bu köprünün altına dinamit yerleştirilse de kader-i ilahi bu infaza fetva vermedi ve Bediuzzaman Said Nursi hazretlerinin büyük direnci ve Kur'an'ın manevi nuruyla bu kale elhamdulillah yıkılmadı ve kıyamete kadar da yıkılmayacak inşallah. Artık Osmanlı Türkçesi'ni bir ferdin talim etmesi ecdadımıza bir vefa borcudur. Bu cihetle Osmanlıca'yı...